içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Kitap Fuarlarının atmosferi başkadır

Kitap fuarlarını her zaman bir bayram yeri gibi görmüşümdür. İnsan kalabalığının arasında yükselen o hafif uğultu, sayfaların hışırtısına karışır; mürekkep kokusu havaya yayılırken başka bir dünyanın kapıları aralanır. Bir fuar salonuna adım attığım anda içimde tarif edemediğim bir sıcaklık doğar. Sanki uzun zamandır kaybettiğim bir dostumu bulmuşum gibi… Her standın önünde, her kitabın kapağında farklı bir hikâyenin beni çağırdığını hissederim. Adımlarım hızlanır, gözlerim renk renk kapakların arasında bir çiçek bahçesinde gezer gibi dolaşır.

Kitaplara dokunmak, onları elime alıp sayfalarını tek tek çevirmek bana her zaman tuhaf bir huzur verir. Bir kitabın sayfası çevrilirken çıkan o ince ses, insanın iç âleminde bir perdeyi aralar sanki. Mürekkebin kokusu, parmak uçlarıma bulaşan kağıt dokusu… Hepsi bir araya gelip içimde eski bir anıyı canlandırır: küçük bir masa lambasının altında, gece yarılarına kadar okuduğum günleri. O yüzden kitap fuarları benim için sadece bir etkinlik değil; adeta geçmişle bugün arasında kurulmuş bir köprüdür.

Fuar alanında dolaşırken yayınevlerinin ışıklı tabelaları gözüme takılır. Onlarca yayınevi bir arada… Bir tarafında edebiyat, diğer tarafında tarih; ileride çocuk kitapları, arka tarafta ansiklopediler, sözlükler… Her standın arkasında görünmeyen bir emek, bir çaba, bir idealizma vardır. Kapağını tuttuğun o kitabın ardında aylarca çalışmış bir yazar, sabaha kadar süren bir editör emeği, matbaa çalışanlarının alın teri… Hepsi bir araya gelip insanın zihninde yeni bir kapı açar.

Bir de söyleşi alanları vardır ki, fuarın kalbi orada atar. Sevilen yazarlar sahneye çıktığında hafif bir uğultu yükselir, sandalyeler hızla dolar. Bir yazarın kendi cümlelerini kendi sesinden dinlemek çok başka bir duygudur. Sanki kitap, sayfadan kalkıp gözlerinin önünde canlanmış gibi… Söyleşi salonlarında edilen sohbetler, sorulan sorular, verilen cevaplar; bütün bunlar bir okuyucunun kalbinde yeni bir iz bırakır.
Abdurrahman Tümer 
 

Bu yazı 104 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum