içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

40 gün 40 gece bir kalbin hatırası

Kırk Gün, Kırk Gece ve Bir Kalbin Hatırası Zaman vardır, bazı yüreklerde asırlara bedel suskunluklar biriktirir. Ve bir gün gelir, o suskunluk; bir şiire, bir resme, bir kitaba dönüşür.

40 gün 40 gece bir kalbin hatırası
Haberi Sesli Dinle

Kırk Gün, Kırk Gece ve Bir Kalbin Hatırası

Zaman vardır, bazı yüreklerde asırlara bedel suskunluklar biriktirir.
Ve bir gün gelir, o suskunluk; bir şiire, bir resme, bir kitaba dönüşür.

Benim de önsözünü yazdığım, geliri tamamen maddi durumu iyi olmayan kız çocuklarına bırakılacak “Aşk-ı Mübre” işte tam da böyle yıllarca şiirlere, kelimelere, harflere, fısıldanmış fırçalara konu olmuş çaresiz platonik bir aşkın muhatabının ebediyete intikali ile kırk yıllık serüveninin kırk gün, kırk gece, kırk şiir ve kırk resime dönüşüm hatırasıdır.

 

Önsözümde de söylediğim gibi:
“Bu kitap, tarihe bir iz düşmek adına sevdanın hâlâ bir yerlerde dokunulmadan da yaşanıldığını göstermesi açısından derin önem arz ediyor. Bir yüreğin sevdiğini hiç görmeden, dokunmadan da kırk yıl nasıl büyük bir aşk ile sevebileceğine hep birlikte şahitlik edeceğiz.”

18.09.2025 günü sergi salonunda açılacak resimlerle, imza ile ile sunumu yapılacak bir kitap sayfasında yankılanacak şiirlerle, sadece bir aşkın ağıdına değil; insan ruhunun en derin ihtiyaçlarından birine de şahitlik edeceğiz: Sevildiğini bilmek.

Çünkü muhatabına kırk yıl sevdiğini söyleyememiş bir yüreğin kırk bin yıla hatıra gibi bıraktığı bu çalışma bize bir kez daha öğretiyor ki; sevgiyi dile getirmek, sevilmeyi duymak insanın doğasında nefes almak kadar elzemdir.
Ve belki de bu satırları okuyan bir yürek için en gerekli olan şey şu cümledir:
“Seviyorsanız söyleyin… Belki duymak isteyenin buna çok ihtiyacı vardır.”
Suyunu vermeyerek kıraç topraga dönüştürdüğünüz, kalbi belkide sadece sizin çarpıyordur.

Şair Safiye Samyeli, kırık kalbin dizelerini kaleminin ucuna yerleştirirken;
Ressam Eda Özsoy, o dizelerin gölgesini fırçasında renk renk çoğaltıyor.
Ve ortaya çıkan eser, yalnızca bir aşkın değil, aynı zamanda geleceğin umuduna adanıyor.

Çünkü bu kitap, sadece kırk ağıt değil;
aynı zamanda kız çocuklarının yarınlarına bırakılmış kırk ışık, kırk dua, kırk umut demektir.

Sanatın kalpten kalbe köprü kurduğu bu yolculukta,
her resimde bir şiirin, her şiirde bir resmin nefesini duyacağız.
Ve belki de her birimiz kendi içimizdeki suskunlukları yeniden sorgulayacağız.

Bu vesile ile bize birkez daha sevgi ve vefa adına eşsiz duygular yaşatan 
Safiye Samyeli’ne, Mihri Sultan mahlasıyla gönülleri renklendiren Ressam Eda Özsoy’a
ve bu yolculuğa yürekleriyle eşlik eden tüm duyarlı insanlara
minnetle teşekkür ediyorum.

Dilerim bu eser, yalnızca bir kitap ya da sergi olarak kalmaz;
geleceğe bırakılmış kutlu bir iz, sevdaya tutulmuş ölümsüz bir ayna olur.

Sevgiyle, umutla, muhabbetle…

Cahit GÜNAY

Tarih: 13-09-2025

FACEBOOK YORUM
Yorum